BÖCEK SOKMALARINA BAĞLI ALERJİLER

Böcek ısırıkları çok sık olarak görülmesine rağmen ciddi reaksiyonlar genellikle arı sokmalarına bağlı olarak gelişir. Arı sokmaları sonucu ANAFİLAKSİ gelişebilir.

Arı sokmasına bağlı gelişen reaksiyonlar her yaşta görülebilir. Ülkemizde en sık bal arısı (Apis mellifera) ve yaban arısı (Vespula vulgaris) sokmasına bağlı reaksiyonlar görülmektedir. Bal arısı iğnesi soktuktan sonra vücudundan ayrılır ve bu durum arının ölümüne yol açar. Yaban arıları ise çok saldırgandırlar, ufak bir uyaranla, hatta tahrik edilmeseler de sokabilirler. Birkaç kancası olan iğnelerini bırakmadıklarından birçok kez sokabilmektedirler. Yaban arısı daha çok alerjik reaksiyona neden olur.

Semptomlar ve Bulgular

Böceklerin soktuğu yerde genellikle ağrı, şişlik ve kızarıklık meydana gelir. Bu normal bir reaksiyondur. Genellikle birkaç saat içinde düzelir. İlerde alerjik reaksiyon gelişme riski düşüktür ancak sıfır değildir.

Alerjik reaksiyonlar iki şekilde gelişir;

  • Geniş Lokal Reaksiyonlar
  • Sistemik Reaksiyonlar

Geniş lokal reaksiyonlar hafif olarak başlar. Ancak 12-24 saat içinde genellikle 20 cm’yi aşan bazen de tüm kolu ya da bacağı içeren ödem, kızarıklık ve ısı artışı görülebilir. Geniş lokal reaksiyonlar 5-10 gün sonra azalır. Bu reaksiyonlar arı yetiştiricilerinde daha sık görülür.

Arı sokmasına bağlı sistemik ağır alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Sistemik reaksiyon yani ANAFİLAKSİ olduğu için bir çok organımıza bağlı bulgular görülür.

  • Ürtiker (kurdeşen), kaşıntı ve kızarıklık.
  • Yüzde , dilde ve boğazda ödem
  • Nefes almada zorluk
  • Baş dönmesi
  • Kramp tarzında karında ağrı
  • Bulantı, kusma ve ishal

Böcek sokmasına bağlı anafilaksi erişkinlerde, çocuklara oranla daha sık gözlenmektedir. Toksik reaksiyonlar aynı anda ve fazla sayıda arının sokması sonucunda ortaya çıkar. Birkaç saatte başlayıp günlerce sürebilen reaksiyonlardır. Yaşamı tehdit eden böbrek yetmezliği, rabdomiyoliz, hemoliz ve akut respiratuar distres sendromu veya yaygın damar içi pıhtılaşma sendromu gibi reaksiyonlar gelişebilir.

Nadir olarak arı sokmalarına bağlı mekanizması tam olarak bilinmemekle beraber geç dönemde serum hastalığı benzeri reaksiyonlar, ansefalit, periferik ve kraniyal nöropatiler, glomerulonefrit, miyokardit ve Guillain-Bare Sendromu gelişebilir.

Önceki sokmalarda görülen reaksiyonların şiddeti, sonraki sokmalarda meydana gelebilecek reaksiyonların şiddetinin öngörülmesine yardımcı olur. Sistemik reaksiyon gelişme olasılığı sokmalar arasındaki zamana bağlı olarak düşme göstermekle beraber, risk asla kaybolmaz.

Tanı

Tanı temel olarak klinik öyküye dayanır. Geçmişte meydana gelmiş böcek sokmasının niteliği, zamanlaması, reaksiyon süresi, klinik semptomlar ile tedavi süreci detaylı olarak gözden geçirilmelidir. Böceğin cinsinin belirlenmesi önemlidir.

Sağlıklı yetişkinlerin %20’sinde venoma özgü IgE antikorları tespit edilebilmektedir. Bu yüzden şikayeti olmayan kişilere test yapılması önerilmemektedir.

Klinik öyküsü güvenilir olan hastaların çoğunda deri testi sonucu pozitiftir. Böcek sokmasından günler veya haftalar içinde bazı hastalarda deri testi sonucu negatif olabilir. Bunun için deri testleri 4-6 hafta sonra tekrar edilmelidir. Deri testleri anafilaksi önlemleri alınarak ve uzman kişiler tarafından uygulanmalıdır.

Deri testinin duyarlılığı ile klinik bulguların şiddeti arasında ilişki yoktur. Yani deri testi yanıtlarının zayıf olduğu kişilerde ölümcül anafilaktik reaksiyonlar olabileceği unutulmamalıdır.

Tanı için serumda venoma özgü IgE tayini yapılabilir. Deri testine göre duyarlılığı düşüktür.. Deri testlerinin uygulanamadığı (antihistaminik ilaç kullanımmı, ağır cilt lezyonlarının varlığı, ağır sistemik reaksiyon riski vb.) durumlarda yararlı olabilir.

Tedavi ve Korunma

Reaksiyon olmayan arı sokmalarında çoğunlukla tedavi gerektirmez. Soğuk kompres veya analjezikler ağrı ve şişliği azaltmak için kullanılabilir.

Geniş lokal reaksiyonların tedavisinde genellikle soğuk kompres uygulanması reaksiyonun genişlemesini önlemede yararlıdır. Antihistaminik ve topikal steroidler ise ağrı ve kaşıntıyı azaltırlar. Özellikle baş ve boyundaki geniş lokal reaksiyonların tedavisinde oral kortikosteroidler kullanılabilir.

Sistemik reaksiyonların tedavisinde acil müdahale gerekmektedir. Adrenalin ilk seçilecek ilaçtır. Klinik yanıta göre 5-15 dakikada bir tekrarlanabilir. Erken tanı ve uygun tedavi en önemli prensiptir.

Beta bloker ilaçlar (tansiyon ilacı) kullanan hastalarda adrenalin tedavisine direnç görülebilmektedir.

Bazı hastalarda ise anafilaksi uzun sürer veya 6-24 saat içinde tekrarlayabilir. Bu nedenle anafilaksi geçiren hastalar düzeldikten sonra gözlem altında tutulmalıdır.

Arı sokması sonrasında sistemik reaksiyon gözlenen hastalar mutlaka alerji ve immünoloji uzmanlarına yönlendirilmelidir.

Korunma

Alacağınız bazı önlemler sizi arı sokmasından koruyabilir.

  • Eğer arıları rahatsız etmezseniz sizi sokmazlar. Yuvalarından uzak durulmalıdır.
  • Arı sizi soktuğunda sakin olun panik yapmayın. Oradan yavaşça uzaklaşın. Bu sizi diğer arıların saldırısından koruyabilir.
  • Parlak renkli giysilerden ve parfüm kullanmaktan kaçının.
  • Piknik yaparken dikkatli olun. Yiyeceklerinizi arılara karşı saklayın.
  • Çıplak ayakla bahçenizde dolaşmayın.
  • Yakası geniş elbiselerden arıların girip panikle sizi sokacağını unutmayın.

Anafilaksi geçirdiyseniz yanınızda mutlaka adrenalin oto-enjektör bulundurmalısınız. Mutlaka kullanımı ile ilgili bilgi sahibi olmalısınız. Bu sizin hayatınızı kurtarabilir.

İmmünoterapi

Arı sokmasına bağlı anafilaksi geçiren hastalarda immünoterapi (aşı) mutlaka yapılmalıdır. Uygun şekilde yapıldığında koruyuculuk oranı oldukça yüksektir.